ANNELİK HALLERİ

Her akşam “uyusunlar da kendime biraz vakit ayırayım” dediğim,
uyuduklarında yokluklarından canım sıkılan,
yatarken öpüp “iyi ki varlar” dediğim,
sabah uyandıklarında neşeli kahkahaları ile hayatı başlatan,
okuldan eve gelmelerini dört gözle beklediğim,
sohbetleri ve fikirleri eşsiz,
hayata bakış açıları bana ilham veren,
“annecim” dediklerinde kalbimi ısıtan,
gözlerindeki pırıltı ve enerjileri ile bana yaşama sevinci veren,
onların gözlerinden dünyaya baktığımda tespitleri ile beni çok eğlendiren,
varlıklarına her gün şükrettiğim çocuklarım, çocuklarımız…
Onlar bizim küçük mucizelerimiz.

Tamam, çocuk büyütmek zor. Tamam, uykusuz kalıyoruz, belki çok yoruluyoruz. Tamam, ufacık bir bebekle hayatımızın akışı değişti, kendimize eskisi kadar zaman ayıramıyoruz. Tamam, evimiz eskisi kadar derli toplu, hayatımız eskisi kadar düzenli değil. Bunun yanında, çocukların bize kattıklarını, biz yetişkinlerin pastel tonlardaki dünyasını nasıl canlı renklere boyadığını, bizi nasıl tazelediklerini düşündüğümüzde; sizce de bütün bunlara değmez mi? Bence değer.

Onlar sayesinde öğrenmiyor muyuz aslında kalbimizin ne kadar geniş olduğunu, nasıl bu kadar çok sevgiyi ona sığdırabileceğimizi? Bir gülüşün, bir bakışın; kötü geçmiş bir günü aydınlatabileceğini? Başımıza gelenlere daha yalın bakmamız gerektiğini, aslında “an”da yaşayarak hayatın tadını çıkarabileceğimizi? Onlar sayesinde tatmıyor muyuz koşulsuz sevgiyi? Çocuklarımızın bizlere verilmiş birer hediye olduğunun farkında olarak anneliğin tadını çıkarmak dileğiyle…

KİŞİSEL GELİŞİM UZMANI
İPEK DANIŞ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir