DOĞUM SÜRECİNİ HIZLANDIRAN YA DA YAVAŞLATAN ETMENLER

BEBEĞİN BAŞININ BÜYÜKLÜĞÜ =Kafatasının kemikleri henüz birleşmediği için doğum kanalı (vajina ) içinde hareket ederken başı, leğen kemiğinizin şekline ve büyüklüğüne göre biçim alır. Başı biçimsiz bir açıda hareket ediyorsa, doğum sürecinin uzunluğunu etkiler.

BEBEĞİNİZİN POZİSYONU =Bebekler her zaman istenilen pozisyonda olmazlar. Başları ideal bir pozisyonda olmayabilir. Bazen de ters gelme (kalçadan veya ayaktan ) gelme söz konusu olabilir. Hatta bazen rahimde yanlamasına duruyor da olabilir.

İLAÇ =Ağrı kesici bazı ilaçlar doğum sürecine yardımcı da olabilir, engelleyebilir de. Bazı doktorlara göre ilaçlarla ağrıyı işin başındayken hafifletmek, anne adayının fazla yorulmamasını ve bebeği dışarı çıkarma işiyle daha kolay başa çıkmasını sağlar. Bazı ilaçlar ıkınmayı zorlaştırabilir. Bu yüzden sağladıkları yararıda yok etmiş olurlar.

RAHİM AĞZININ İNCELME VE AÇILMA KABİLİYETİ =Birçok vakada rahim normal olarak açılır ama açılma hızı büyük ölçüde değişkenlik gösterir. Bazı hastalarda açılma olur ama incelme olmayabilir.

IKINMA BECERİSİ =Bebeği ıkınarak dışarı çıkarmak için karın kaslarını kullandığınızdan, adale kuvveti durumunuz ne kadar iyi olursa, doktora da o kadar yardımcı olursunuz.

LEĞEN KEMİĞİNİZİN BİÇİMİ VE GENİŞLİĞİ =Leğen kemiğiniz, bebeğinizin başının geçmesine izin verecek kadar geniş olmalıdır. Bebekler de genellikle annelerinin çatılarına uyumlu büyüklükte olurlar. Leğen kemiğinin darlığının sorun yarattığı ve doğum sürecini yavaşlattığı vakalar az olmayarak görülür.

FİZİKSEL DURUMUNUZ =Doğum sürecine sağlıklı olarak girerseniz, kasılmalarla baş edecek gücünüz olur. Hasta ya da yorgunsanız, ya da ilk aşama epeyce uzun sürmüşse, ıkınmaya gücünüz kalmayabilir.

BAKIŞ AÇINIZ =Bakış açınız olumluysa ve doğum sürecine ve doğuma aktif olarak katılıyorsanız daha iyi başa çıkabilirsiniz ve süreç daha hızlı işler.

GEBELİKTE KANLA İLGİLİ SORUNLAR

Anne adaylarının karşılaşabileceği kanla ilgili bazı komplikasyonlar şunlardır;

KAN UYUŞMAZLIĞI =Kan uyuşmazlığı sorunu anneyle bebeğin Rh faktörü birbirinden farklı olduğu zaman ortaya çıkar. Rh faktörü alyuvarların üzerindeki proteindir. Rh faktörüne sahip olan insanların kanı Rh pozitif, olmayanlarınki ise Rh negatiftir.

Hamile değilseniz bu faktörün sizin üzerinizde olumlu ya da olumsuz bir etkisi yoktur. Ve kanınızda Rh pozitifse endişelenecek bir durum yoktur. Ama siz Rh negatif, bebeğiniz Rh pozitifse, eşiniz veya partneriniz Rh pozitifse bu mümkündür. Kan uyuşmazlığı ile ilgili bir sorun ile bu durumda karşılaşabilirsiniz. Vücudunuz bebeğinizin kanındaki Rh pozitif faktörünü yabancı bir madde olarak algılar. Vücudunuz Rh pozitif faktörüne maruz kalırsa, onu yok etmek için antikorlar üretmeye başlar. Bunun sonucunda da bebeğinizin alyuvarları parçalanarak yok olabilir.

Kan uyuşmazlığının en önemli tedavisi korunma olduğundan aşağıdaki kurallara uyulmalı;

• Hamilelik döneminin başında eşlerin kan grupları tespit edilmeli.
• Anne ve baba adaylarında Rh uyuşmazlığı varsa indirekt coombs testi uygun aralıklarla tekrarlanmalı.
• Gerekli görüldüğü takdirde ilk gebelikte 28. haftada erken korunma iğnesi (Rh hiper immün globulin) yapılabilir.
• Bebeğin kan grubu Rh pozitif ise; sonraki bebekleri korumak için antikor üretimini engelleyecek Rh hiperimmunglobin enjeksiyonu tercihen doğumdan sonraki 72 saat içinde yapılmalı.
• Annenin duyarlı hale gelmiş olması bebeği riske sokar. Bu nedenle hamileliğin ilerleyen aylarında; kandaki antikor düzeyleri kontrol edilir. Antikor düzeyi yüksekse, özel testlerle bebeğin sağlığı mutlaka bir perinatoloji kliniğinde takip edilmeli ve uygun tedavi yapılmalı.
• 3 aydan büyük düşüklerde immunglobulin uygulaması tam doz yapılmalı. İlk 3 ay içinde 6 – 8 haftadan sonra ceninde kırmızı kan hücreleri oluşmaya başladığından düşük doz hiperimmünglobulin (koruyucu iğne) yapılması uygun olur.

DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI KANSIZLIK =Demir eksikliğine bağlı kansızlık vücudunuzdaki alyuvar sayısının azalmasıyla ortaya çıkar. Vücudunuz, alyuvar üretimini sağlamak için ihtiyacı olan demiri alamadığı zaman meydana gelir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık genellikle gebeliğin ikinci yarısında 20.haftadan sonra oluşur. Bunun nedeni, ilk 20 hafta boyunca vücudunuz bol bol kan üretirken kanın sıvı kısmını, alyuvardan daha hızlı üretmesidir. Gebeyken sadece beslenmeyle demir stoklarını yeterli düzeyde tutmak zordur. Bu yüzden birçok doktor demir haplarıyla takviye tavsiye eder.

TEDAVİ =Tedaviyi, kapsül ve tablet olarak bulunan demir hapları ve lüçük şişelerdeki(flakon) tek seferde içilebilen kan şurupları oluşturur. Demir takviyesi çok ender durumlarda iğne ya da damar yoluyla verilir. Bazı durumlarda kan nakli de gerekebilir. Ancak bu; hamile bir kadının şiddetli kansızlık çekiyor ya da bir sebeple kan kaybediyor olması durumunda yapılır.

HAMİLELİK DÖNEMİNDE DEPRESYON

Hamilelik depresyonu ya da antepartum depresyon, normal depresyon gibi bir duygu durum bozukluğudur. Duygu durum bozuklukları, beyin kimyasındaki değişimleri içeren biyolojik rahatsızlıklardır. Hamilelik sırasındaki hormon değişimleri, beyindeki depresyon ve anskiyete ile direkt olarak bağlantısı bulunan kimyasal maddeleri etkileyebilir. Zor yaşam olayları da bu değişimleri artırarak hamilelikte depresyon yaşanmasına neden olabilir.
Bu durum genellikle gebelik için hazır olmadığını düşünen anne adaylarında ortaya çıkar veya aile ve ev durumu, işyeri ortamı arzu ettiği gibi olmayanlarda görülür. Hamilelik döneminde depresyon geçirmekte olduğunu düşünen bir anne adayının, mutlaka yardım alması gerekmektedir.

TEDAVİ = Hamilelik döneminde gelişen depresyon çoğu zaman psikolojik danışmanlıkla ve psikoterapi ile tedavi edilir. Antidepresan ilaçlar da kullanılabilir. Bu ilaçların bazılarını gelişen bebek açısından çok az risk taşıdığı bilinir. Gebelik öncesinde ve sırasında depresyon geçirmek anne için lohusalık depresyonu riskini azaltır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir